Öncelikle exclulsive ne demek onu bilmek gerek. Exclusive, tek olan, başka örneği olmayan, özel, birbiriylr bağdaşmayan demek. Bu yüzden eğer araba öenkeleri üzerinden gidersek buna en uygun marka kuşkusuz Bugatti Veyron olur. Çünkü bu marka hem dünyanın en pahalı, en hızlı ve en konforlu arabalarından. Tamamen kişiye özgü tasarlanabiliyor. Neredeyse tamamı elle yapılıyor. Son olarak da bu araba yılda 10 ila 20 tane üretiliyor. Bence en kişiye özel ve başkasında bulunamaz olma özelliğiyle güzel bir örnek. Ayrıca markanın ürettiği tek model olması ayrı bir özellik.
SELECTIVE
İsminden de anlaşıldığı gibi seçici bir market stratejisi bulunmakta, peki neyi seçiyor? Tabiki pazarını ve müşterisini seçiyor. Buda bize mağazalarını ünlü başkentlere açmasını gösteriyor ve müşterisini kendisi seçmesi ayrı bir özelliği. En uygun örneğimiz olarak Lamborghini markasını seçtim çünkü öyle elinizi kolunuzu sallayarak bu marka bir arabaya sahip olamıyorsunuz en azından yeni modellerine.
Ayrıca özel bir siparişle evinize kadar ulaştırılıyor. Heryerde mağazası yok, sadece büyük şehirlerdeki distrübitörlerden ya da internetten bağlantı kurabiliyorsunuz, sonra bir görüşme ve anlaştığınızda araba sizin oluyor. Tabiki de dudak uçuklatan fiyatlara.
Burada ise tamamen çok geniş çaplı bir müşteri yelpazesi düşümülmüş. Her kesimden tüketici rahatlıkla markanın ürünlerine ulaşıp, sahip olabiliyor. Şanslı örneğimiz Volkswagen. Bu alman markası tam bir pazarlama uzmanı bence, çünkü dünyada çok yerde mağazası ve çok geniş araç yelpazesine sahip. Bir makam arabasından tutunda, ticari arabalara kadar çok çeşit mevcut. Fiyatlarıda verdiği kaliteye oranla gayet uygun. Zaten sloganları Das Auto.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder