Ceyda Akın arkadaşımızın blogunda ki örnek ürün ve müşteri arasında bağın önemi üzerinden müşteri memnuniyetini anlatmış.Bunun önemini vurgulaması bence başarılı kilit bir noktaya değinmiş.
Haluk arkadaşımızın örneğinde müşteri memnuniyetinin küreselleşmeyle bağlantısını ve dünyaya yayılmamın ne kadar etkili olduğunu anlatmış bence farklı bir yaklaşım başarılı olmuş.
Oğuzhan arkadaşımız ise insanın tüketici kimliği üzerinden anlatmış müşteri memnuniyetini, insanların tüketici olarak ne kazanması gerektiği bunun nasıl olacapına değinmiş buda çok öenmli bir nokta beğendim.
7 Eylül 2012 Cuma
6 Eylül 2012 Perşembe
ne de olsa blog =)
mustafa arkadaşımız blogunu yazarken ilham gelsin diye şiki şiki baba şarkısını dinliyor durum okadar vahim :D:D:D:D
pazarlama ne değildir ?
Yaptığım yorumlara ve derste verdiğim cevaplara karşı hocanın bana söylediklerine bakarsak bu ödevi en iyi benim yapmam gerekir. Pazarlama bize bir ürünü nasıl tüketiciye benimseticeğimizi öğretir. Benim öğrendiğim bunu yaparken kullanacağımız belli başlı yollar var ama bence nasıl yaparsanız yapın doğru yol odur. Pazarlama bence size satışa gerek duymadan ürünü piyasaya sokmaktır. O kadar iyi olmak pazarlama demektir yani öyle bi çalışıcaksınız ki bulunduğunuz şirkette satış departmanına gerek olmayacak. Peki pazarlama ne değildire gelince; ürünün ya da hizmetin pazara sunulması değildir sadece pazarlama baştan sona o ürünün tamamıdır. Nasıl olacağını düşünmeden üretemez reklam yapamaz satamaz ve kazanamazsınız. Bütün emektir, baştan sona.
Ve okuduğum ünlü bir adamın sözüyle kapanış yapalım, demiştir ki "Pazarlama, pazarlamacılara bırakılamayacak kadar önemli bir iştir."
Teşekkürler Tuğba Hocam eğer öğrenebilmişsem.
Market Exposure Strategies(değerlendirme)
Mustafa arkadaşımızın telefon örnekleri tam nokta vuruşu olmuş hatta tek marka üzerinden yapan tek kendisi ondan farklı olması da değişik bir bakış açısı katmış.
Zorbey arkadaşımızın örneğide farklı bi yaklaşım içeriyor çünkü örnekler biraz üst tabaka için yapılmış. Mesela selective için daha herkesin ulaşabileceği bir araba seçebilirdi.
Ceyda Akın arkadaşımızın örneği bence favori markaların seçimi olsun konuyu ele alması olsun bence süper kutlarım.
4 Eylül 2012 Salı
Market Strategy
EXCLUSIVE
Öncelikle exclulsive ne demek onu bilmek gerek. Exclusive, tek olan, başka örneği olmayan, özel, birbiriylr bağdaşmayan demek. Bu yüzden eğer araba öenkeleri üzerinden gidersek buna en uygun marka kuşkusuz Bugatti Veyron olur. Çünkü bu marka hem dünyanın en pahalı, en hızlı ve en konforlu arabalarından. Tamamen kişiye özgü tasarlanabiliyor. Neredeyse tamamı elle yapılıyor. Son olarak da bu araba yılda 10 ila 20 tane üretiliyor. Bence en kişiye özel ve başkasında bulunamaz olma özelliğiyle güzel bir örnek. Ayrıca markanın ürettiği tek model olması ayrı bir özellik.
SELECTIVE
İsminden de anlaşıldığı gibi seçici bir market stratejisi bulunmakta, peki neyi seçiyor? Tabiki pazarını ve müşterisini seçiyor. Buda bize mağazalarını ünlü başkentlere açmasını gösteriyor ve müşterisini kendisi seçmesi ayrı bir özelliği. En uygun örneğimiz olarak Lamborghini markasını seçtim çünkü öyle elinizi kolunuzu sallayarak bu marka bir arabaya sahip olamıyorsunuz en azından yeni modellerine.
Ayrıca özel bir siparişle evinize kadar ulaştırılıyor. Heryerde mağazası yok, sadece büyük şehirlerdeki distrübitörlerden ya da internetten bağlantı kurabiliyorsunuz, sonra bir görüşme ve anlaştığınızda araba sizin oluyor. Tabiki de dudak uçuklatan fiyatlara.
INTENSIVE
Burada ise tamamen çok geniş çaplı bir müşteri yelpazesi düşümülmüş. Her kesimden tüketici rahatlıkla markanın ürünlerine ulaşıp, sahip olabiliyor. Şanslı örneğimiz Volkswagen. Bu alman markası tam bir pazarlama uzmanı bence, çünkü dünyada çok yerde mağazası ve çok geniş araç yelpazesine sahip. Bir makam arabasından tutunda, ticari arabalara kadar çok çeşit mevcut. Fiyatlarıda verdiği kaliteye oranla gayet uygun. Zaten sloganları Das Auto.
Öncelikle exclulsive ne demek onu bilmek gerek. Exclusive, tek olan, başka örneği olmayan, özel, birbiriylr bağdaşmayan demek. Bu yüzden eğer araba öenkeleri üzerinden gidersek buna en uygun marka kuşkusuz Bugatti Veyron olur. Çünkü bu marka hem dünyanın en pahalı, en hızlı ve en konforlu arabalarından. Tamamen kişiye özgü tasarlanabiliyor. Neredeyse tamamı elle yapılıyor. Son olarak da bu araba yılda 10 ila 20 tane üretiliyor. Bence en kişiye özel ve başkasında bulunamaz olma özelliğiyle güzel bir örnek. Ayrıca markanın ürettiği tek model olması ayrı bir özellik.
SELECTIVE
İsminden de anlaşıldığı gibi seçici bir market stratejisi bulunmakta, peki neyi seçiyor? Tabiki pazarını ve müşterisini seçiyor. Buda bize mağazalarını ünlü başkentlere açmasını gösteriyor ve müşterisini kendisi seçmesi ayrı bir özelliği. En uygun örneğimiz olarak Lamborghini markasını seçtim çünkü öyle elinizi kolunuzu sallayarak bu marka bir arabaya sahip olamıyorsunuz en azından yeni modellerine.
Ayrıca özel bir siparişle evinize kadar ulaştırılıyor. Heryerde mağazası yok, sadece büyük şehirlerdeki distrübitörlerden ya da internetten bağlantı kurabiliyorsunuz, sonra bir görüşme ve anlaştığınızda araba sizin oluyor. Tabiki de dudak uçuklatan fiyatlara.
Burada ise tamamen çok geniş çaplı bir müşteri yelpazesi düşümülmüş. Her kesimden tüketici rahatlıkla markanın ürünlerine ulaşıp, sahip olabiliyor. Şanslı örneğimiz Volkswagen. Bu alman markası tam bir pazarlama uzmanı bence, çünkü dünyada çok yerde mağazası ve çok geniş araç yelpazesine sahip. Bir makam arabasından tutunda, ticari arabalara kadar çok çeşit mevcut. Fiyatlarıda verdiği kaliteye oranla gayet uygun. Zaten sloganları Das Auto.
packaging 2
Mustafa arkadaşımız mause örneğinde 5 ayrı markayı ele almış ve bunların hepsinin fiyatı ortalama bi değerde olmasına rağmen örnek verdiği markanın cazipliği tartışılmaz paketleme farkı öne çıkmaktadır.
Haluk arkadaşımızın örneğinde daha farklı bi konu işlenmiş paketlem değilde daha çok ürünün şekli taşınmasında ve kapladığı hacimde sağlamış olduğu yarardan bahsediyor fakat bunun görsellik olarak alıcıyı cezbetceğine katılmıyorum.
Özde arkadaşımız ise bence en başarılı örneği yakalamıştır çünkü ürünün basitliği ve sahip olduğu pazarda özel olması ve zor unutulcak olması çok önemlidir.
Haluk arkadaşımızın örneğinde daha farklı bi konu işlenmiş paketlem değilde daha çok ürünün şekli taşınmasında ve kapladığı hacimde sağlamış olduğu yarardan bahsediyor fakat bunun görsellik olarak alıcıyı cezbetceğine katılmıyorum.
Özde arkadaşımız ise bence en başarılı örneği yakalamıştır çünkü ürünün basitliği ve sahip olduğu pazarda özel olması ve zor unutulcak olması çok önemlidir.
23 Ağustos 2012 Perşembe
Packaging
PACKAGING
İnsanlar alışveriş yaparken öncelikle kaliteye, fiyata bakarlar ; bunun yanında birçok etken de vardır.Fakat, düşünün ki kimse kafasında nasıl bir ürünle karşılaşacağını bilemez. Bunun için gidip araştırma yapar ve öncelikle ürüne kendisini çeken şey şekil, görünüm, paketlemesidir. İşte sihir burada başlar, gidersiniz bakarsınız ilk farkettiğiniz şey görüntüdür. Sosyal alışveriş çılgınlığının en büyük silahı camekandaki reklamdır ve bu nekadar farklı nekadar enteresansa okadar sizi çeker.
Paketlemenin işi budur. Sizi alır en beklenmedik yanınızdan vurur, aklınızda olmayan şeyi bile size aldırır. Marka sahipleri bu yüzden görsel tasarıma servetler harcar ve bunu da en iyi paketlemeyle yapmaktadirlar. En ufak birşey bile mesela olur. Panasonic'in kullanmış olduğu bu kutu tasarımı sizi müziğin dünyasına en güzel göstergesiyle çekmek olmuş. Türünün güzel örneklerinden bence, bunu gördüğüm anda almak isterdim. Paketleme zihnimizde yapılan bir oyun gibi çok etkili bir oyun.
13 Ağustos 2012 Pazartesi
3. ödev yorumları
Fulya Erkut ' un yazısında belirtmiş oluduğu üzere hastane veya poliklinik denildiği zaman akla direk resimde belirttiği hemşire gelir. Buda güzel bir konumlandırma örneğidir.
Mustafa Doğruyol arkadaşımızın yazdığı makalede her araba firmasının yaptığı ayrıcalıklar kişilerin kafasında ayrı şekilde kalmaktadır. Bu o markanın kişiler tarafından unutulmaması demektir yani beyinlerine konumlandırılmıştır.
Ülgen Baycal arkadaşımızın blogunda anlattığı çikolata reklamının akılda kalılıcılığı konumlandırmaya iyi bir örnektir.
9 Ağustos 2012 Perşembe
third one (positioning)
Öncelikle düşünülmesi gereken pazarlama stratejilerine neden ihtiyaç duyulduğudur. Burda, çeşitli stratejilerle bir fikrin kafanıza konumlanmasını satrançla örneklendirmek istedim. Markalar başta fikirle doğar sonra bunu hedef kitleye sunmak için çeşitli yollar geliştirir. Bunu yaparken de en çok yararlandıkları görselliğe hitapdır, resim müzik video promosyon aklınıza ne gelirse. Aklınıza ne gelirse dedim farkındaysanız çünkü altta yatan gerçek amaç aklınıza nasıl olursa olsun konumlanmasıdır. Örneğin, Danone' nin ünlü bir reklamı vardı. "Sana göre süt bana göre çikolata" şeklinde bir reklamdı, işte bu tüketicinin zihnine konumalanmak için süper bir reklam; nedeni bu reklamı yapan kişi hedef kitlesini çok geniş olduğunun farkında olup bunu bir şaka tadında mükemmel bir reklama dönüştürmüş. Kimseyide ayırmamış nasıl görmek istiyosanız o fikriyle çalışmış. Bence konumlandırma budur.
Okuduğunuz için teşekkürler...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





